← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 11.06.2026 12:39 👁 3 görüntülenme

Bilim insanları uyarıyor: 1,5 derece ısınma eşiği 4 yıl içinde aşılabilir

Avrupa Komisyonu'nun desteklediği uluslararası araştırma, küresel sıcaklık artışının 2025'te 1,37 dereceye ulaştığını ve hızlanan ısınma nedeniyle 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğinin aşılabileceğini gösteriyor. Sera gazı emisyonları rekor seviyeye çıkarken, denizel sıcak hava dalgaları ve deniz seviyesi yükselmesi gibi olumsuz etkiler hızlanıyor. Bilim insanları, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşabilmek için ülkelerin 2030'a kadar karbonsuzlaşma çabalarını önemli ölçüde artırması gerektiğini vurguluyor.

Bilim insanları uyarıyor: 1,5 derece ısınma eşiği 4 yıl içinde aşılabilir
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yürütülen araştırmaya göre, insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklık artışı 2025'te sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yılları ortalamasının 1,37 derece üzerine çıkmıştır. Geçen yıldaki ısınma hızı kayıtlardaki en yüksek seviye olmuş, 2016-2025 döneminde ise sıcaklık artışı 1,26 derece olarak ölçülmüştür. 17 ülkedeki 56 kurumdan 70'in üzerinde bilim insanı tarafından hazırlanan Küresel İklim Değişikliği Göstergeleri raporu, Earth System Science Data dergisinde yayımlanmıştır. Hızlanan ısınmada sera gazı emisyonlarındaki sert yükseliş etkili rol oynamaktadır. Büyük ölçüde fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları 2024'te 56,8 milyar ton karbondioksit eş değeriyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bilim insanları, giderek hızlanan ısınma nedeniyle küresel sıcaklık artışının yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörmektedir. Bu durum, 2015'te imzalanan Paris Anlaşması'nda belirlenen hedeflerin tehlikeye girdiğini göstermektedir. Anlaşma kapsamında küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 1,5 derecede sınırlandırılması veya 2 derecenin altında tutulması hedeflenmiş olup, bulgular bu eşiklerin aşılma riskinin arttığını ortaya koymaktadır. ECMWF bünyesindeki C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, bunun geçim kaynakları ve ekosistemler üzerindeki etkilerinin halihazırda dünyanın dört bir yanında hissedildiğini vurgulamıştır. İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Bilim Uzmanı Matt Palmer ise, sera gazı salımının her zamankinden daha yüksek olduğuna işaret ederek, bunun daha fazla ısının atmosferde hapsolmasına ve dünyanın enerji dengesinin giderek bozulmasına yol açtığını ifade etmiştir. Denizel ekosistemler ise iklim değişikliğinin etkilerinden özellikle ciddi şekilde etkilenmektedir. Güney Kore Pusan Ulusal Üniversitesi İklim Bilimleri Araştırma Merkezi Profesörü June-Yi Lee, denizel sıcak hava dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü belirtmiştir. 1991 ve 2025 yılları arasında dünya genelinde denizel sıcak hava dalgalarının yaşandığı gün sayısı üç katından fazla artmıştır. Bu olaylar deniz ekosistemlerine zarar verirken gıda üretimini, ekonomileri ve kıyı koruma sistemlerini tehdit etmekte, okyanus-atmosfer karbon alışverişini bozabilmekte ve deniz suyunun asitlik ile oksijen seviyelerini değiştirebilmektedir. Hollanda Kraliyet Deniz Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Lideri Aimee Slangen ise, 2025'te küresel deniz seviyesinin 1901'den beri toplam 23 santimetrelik yükselişle yeni bir rekora ulaştığını bildirmiştir. Deniz seviyesi yılda yaklaşık 1,8 milimetre hızla yükselmekte ve bu hız giderek artmaktadır. Bu düzeydeki yükseliş bile, dünyanın birçok alçak kıyı bölgesinde kıyı taşkınlarını arttırarak geçim kaynakları ile ekosistemlere zarar vermektedir. Bilim insanları, küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için ülkelerin 2030'a kadar karbonsuzlaşma çabalarını büyük ölçüde artırması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Mevcut trendler devam ederse, Paris Anlaşması'nın hedefleri tehlikeye girme riski bulunmaktadır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in