← Tüm Haberler
EKONOMİ Habertürk · 10.06.2026 07:12 👁 1 görüntülenme

Yargıtay çıraklık sigortası davasında önemli karar verdi

Yargıtay, çırak ve stajyerlerin çalışma dönemlerinin emeklilik hak kazanımına dâhil edilmesi davasında yeni ölçütler belirledi. Karar, sosyal güvenlik hakkının korunması için mahkemelerin daha titiz araştırma yapması gerektiğini vurgularken, üretim faaliyetine katılımın eğitimi geride bırakması halinde çıraklık ilişkisinin reddedileceğini ortaya koydu.

Yargıtay çıraklık sigortası davasında önemli karar verdi
Çırak ve stajyerler uzun süredir, eğitim dönemlerindeki çalışmalarının sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini talep etmektedir. İddialarına göre, bu dönemlerde doğrudan üretimde çalıştıkları için, gerekirse söz konusu süreler için borçlanma hakkı verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından verilen son kararda (04.02.2026 tarihi, 2025/11878 esas, 2026/725 karar), sosyal güvenlik hakkının anayasal bir hak olduğu vurgulanmış, sigortalılık dönemlerinin tespiti davasının özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay kararına göre, hak kayıplarının önlenmesi amacıyla mahkemeler, tarafların sunduğu kanıtlarla yetinmeyip, gerekli gördüğünde aktif olarak araştırma yapabilecek ve delil toplayabilecektir. Bu tür davalarda işverenden davacıya ilişkin tüm belge ve kayıtlar istenmeli, çalışmanın gerçekleştirildiği işyerinin Sosyal Güvenlik Kurumu nezdindeki dosyası ve ücret bordroları incelenmeli, aynı dönemde çalışan diğer işçiler tanık olarak dinlenmelidir. Ayrıca SGK müfettişlerince yapılan incelemeler sorgulanmalı, benzer sektördeki tarafsız işverenler ve sigortalı işçiler de dinlenmelidir. Kararda, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca sigortalılık niteliğinin, iş sözleşmesinin kurulması ve çalışmanın başlamasıyla edinileceği, ancak çıraklık döneminde analık, maluliyet, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmayacağı hatırlatılmıştır. Önemli bir noktada, Yargıtay çıraklık ilişkisinin gerçek mahiyetine dikkat çekmiştir. Çıraklık sözleşmesinde esas amaç çalışma değil, meslek ve sanat eğitimidir. Ancak çırak, işyerinde üretim faaliyetlerine aktif olarak katılırken meslek eğitimi arka planda bırakılıyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Çıraklık dönemindeki öğrencilerin sigortalı sayılmaması, yaptıkları üretim işlerinin öğrenimin doğal bir parçası olmasından kaynaklanmaktadır. Bu tür işler, sigortalı işçilerin görevleriyle aynı nitelikte olsa bile, açıkça öğrenim çerçevesine girdiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla bu durumlarda iş sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği için, sigortalılık niteliği de kazanılamayacaktır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in