← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 10.06.2026 00:00 👁 4 görüntülenme

Mangrov Ormanları: Yükselen Deniz Seviyesinin Sessiz Tehdidi

Küresel iklim değişikliğiyle birlikte yükselen deniz seviyeleri, karbon depolama kapasitesi açısından karasal ormanlardan çok daha verimli olan mangrov ormanlarını tehdit etmektedir. Exeter Üniversitesi öncülüğündeki yeni araştırma, kıyı ekosistemlerinin önümüzdeki yüzyılda karbon depolama yeteneğinin kalıcı olarak azalacağını ortaya koymaktadır. Bu durum, küresel ekonomide milyarlarca dolarlık kayıp ve gıda güvenliği riski anlamına gelmektedir.

Mangrov Ormanları: Yükselen Deniz Seviyesinin Sessiz Tehdidi
Dünya genelinde sanayileşmiş ülkeler karbon emisyonlarını dengelemek amacıyla milyarlarca dolarlık yapay karbon yakalama teknolojilerine yatırım yapıyor. Oysa kıyı şeritlerinde milyonlarca yıldır bu işi kusursuzca yerine getiren doğal bir kaynak bulunmaktadır: mangrov ormanları. Tuzlu suya dirençli, kökleri birer hidrolik mühendislik harikası olan bu ormanlar, birim alan başına karasal ormanlardan çok daha fazla karbon depolama yeteneğine sahip olup, yeşil ekonomi ve mavi karbon piyasalarının en stratejik unsurlarından biridir. Gezegen ısındıkça hızlanan buzul erimeleri ve genişleyen okyanuslar bu hassas dengeyi tehdit etmektedir. Geleneksel iklim politikaları uzun süre boyunca sadece Amazon gibi devasa yağmur ormanlarına odaklanmış, ancak sürdürülebilirlik vizyonu genişledikçe kıyı ekosistemlerinin dekarbonizasyondaki kritik rolü anlaşılmıştır. Küresel ısınmayı Sanayi Devrimi öncesi seviyelerde 1.5 derece sınırında tutabilme başarısı, bu sulak alanların sağlığına doğrudan bağlıdır. Bu alandaki önceki araştırmalar, yalnızca belirli lokal bölgelerdeki saha gözlemlerine dayanan iyimser veriler sunmuştur. Yükselen deniz sularının mangrov alanlarında çamur birikimini artıracağı ve bunun karbonun toprağa gömülmesini sağlayacağı öngörülüyordu. Bu bulgular, karbon piyasalarında mangrov restorasyon projelerinin değerini artıran bir argüman olarak kullanılmıştır. Ancak Exeter Üniversitesi öncülüğünde, Kolombiya ve Amerika Birleşik Devletleri'nden araştırmacıların katılımıyla yürütülen yeni bir uluslararası çalışma, masadaki hesapları kökten değiştirmektedir. Araştırmacılar, küresel iklim senaryolarını kıyı dinamikleriyle birleştiren gelişmiş bir bilgisayar simülasyon modeli oluşturmuşlardır. Bulgular, deniz seviyesindeki yükselişin ilk etapta bazı bölgelerde geçici bir karbon birikimi yaratsa da, asıl tehlikenin bu kısa vadeli yanılsamanın ardından başladığını göstermektedir. Model, mangrov ormanlarının karbon depolama kapasitesinin önümüzdeki yüzyılda genel ve kalıcı olarak azalacağını kanıtlamıştır. Plymouth Üniversitesi'nde görev yapan Dr. Arya Iwantoro, araştırmanın önemini şu şekilde açıklamaktadır: "Mangrov ormanları verimli karbon yutağıdır ve iklim değişikliğini yavaşlatmak için çok önemlidir. Ancak saha gözlemlerine dayanan önceki çalışmalar, ormanın genelinde neler olup bittiğine dair daha geniş bir tabloyu ortaya koymayabilir." Yeni model, mangrovların büyümesi, kuruması ve karbon depolamasını birbirine bağlayan mekanizmaları, çamurlu yatakların bileşimindeki değişiklikleri takip etmektedir. Deniz seviyelerindeki artış hızı, mangrovların çamur biriktirme ve yukarı doğru büyüme hızını aştığında, ağaçların kök sistemleri uzun süre oksijensiz kalır. Sel baskınları kronik bir hal aldığında orman kitlesel olarak kurulamaya başlamaktadır. Mangrov ekosistemleri sadece atmosferik karbon tutmakla kalmaz; kıyı şeritlerini şiddetli fırtınalardan ve tayfunlardan koruyan doğal dalgakıranlardır. Ticari deniz ürünlerinin yüzde 30'undan fazlasının üreme alanı olan bu ormanlar, milyonlarca insanın geçim kaynağını oluşturmaktadır. Bu alanların kaybı, küresel ekonomide milyarlarca dolarlık doğrudan altyapı ve gıda güvenliği zararına neden olacaktır. Araştırmanın en kritik sonuçlarından biri de dalga hareketlerinin şiddetlenmesiyle mangrovların altındaki yüzyıllardır el değmemiş organik toprak katmanlarının hızla aşınıyor olmasıdır. Bu durumda, karbon zengini toprak atmosfere açılarak mangrov ormanları, karbon depolayan ekosistemler yerine emisyon kaynakları haline dönüşme riski taşımaktadır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in