Bakan Şimşek: Savaş Enflasyona En Az 5 Puan Ek Baskı Oluşturuyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bölgedeki savaşın Türkiye ekonomisine çok boyutlu etki yaptığını belirterek, petrol ve doğalgaz dışında kimya, gübre ve helyum gibi kritik hammaddelerde de arz şoku yarattığını açıkladı. Bakan Şimşek, mevcut petrol fiyatlamaları üzerinden enflasyona en az 5 puanlık ilave baskı oluştuğunu, hedeflenen yüzde 21 yerine yüzde 26 seviyelerine çıkabileceğini ifade etti. Rezerv birikimi ve makro finansal istikrar önlemleriyle ekonomiyi korumaya çalıştıklarını vurgulayan Şimşek, enerji fiyatlarındaki gerilemenin Türkiye'yi en olumlu etkileyecek ülkeler arasına koyacağını söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorlukları değerlendirirken, bölgedeki savaşın etkileri kadar geniş bir perspektif sundu. Bakan Şimşek'e göre, savaşın ekonomik etkileri sadece enerji fiyatlarıyla sınırlı değildir. Petrol ve doğalgaz gibi temel kaynakların yanı sıra, kimya, gübre, helyum ve çip üretiminde kullanılan hammaddeler gibi birçok kritik alanda arz şoku yaratmıştır.
Bölgenin enerji ve temel hammadde üretimindeki stratejik önemi vurgulayan Şimşek, savaşın etkilerinin üretim zincirinin her kademesinde hissedildiğini belirtti. Petrol fiyatlarındaki artış, tekstilden ayakkabıya, gübreden tarımsal üretime kadar geniş bir yelpazede doğrudan ve dolaylı maliyetler yaratmaktadır. Bakan, gübre kullanımının azalmasının tarımsal verimi olumsuz etkileyebileceğini ve bunun da gıda fiyatları üzerinde ek bir baskı oluşturabileceğini uyarısında bulundu.
Şimşek, küresel büyümenin de bu süreçten olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığını ve Türkiye'nin ihracat yaptığı bazı ülkelerde talep daralması yaşanabileceğini dile getirdi. Savaşın başında çatışmaların kısa sürede sona ereceği beklentisi bulunmasına karşın, sürecin uzaması ekonomik tahminleri güçleştirmiştir.
Enflasyon konusundaki en önemli açıklamayı yapan Bakan Şimşek, doğrudan ve ikincil etkiler dikkate alındığında, mevcut petrol fiyatlamaları üzerinden enflasyona en az 5 puanlık ilave baskı oluştuğunu belirtmiştir. Hedeflenen yüzde 21 enflasyon yerine, bu basılar altında yüzde 26 seviyelerine çıkabileceğini söylemiştir. Geçmişteki enerji şoklarında yaklaşık 4,5 milyon varil etkisinin söz konusu olmasına karşılık, bugün 20 milyon varillik bir etki bulunmaktadır.
Ekonomik tahminlerin belirli varsayımlara dayandığını ancak dünya ekonomisinin lineer bir çizgide ilerlemediğini vurgulayan Şimşek, 2025 yılında İBB davası, ABD'nin ticaret savaşları, İsrail-İran çatışması, zirai don ve kuraklık gibi çoklu şoklar yaşandığını açıklamıştır. Enflasyon hedeflerinde sapma yaşandığında dış şoklara sığınmadığını belirten Şimşek, yapısal konuların da etkili olduğunu vurgulamıştır.
Economik istikrar programının temel amacının makro finansal istikrarı sağlamak olduğunu belirten Bakan Şimşek, dezenflasyon, bütçe disiplini ve cari dengenin yönetilebilir seviyede tutulmasını öncelik olarak gördüğünü söylemişdir. Zor bir coğrafyada yaşandığını ifade eden Şimşek, savaş ve bölgesel krizler Türkiye'nin kontrolü dışında olsa da, rezerv birikimi sayesinde dayanıklılık sağlandığını belirtmiştir. Türkiye'nin rezervlerinin 5 aylık ithalatı karşılayacak seviyeye geldiğini açıklayan Şimşek, son 23 yılda petrol ve doğalgaz ithalatına 1,1 trilyon dolar ödendiğini hatırlatmıştır.
Bakan Şimşek, savaşın sona ermesiyle enerji arzında normalleşme yaşanabileceğini belirterek, petrol fiyatlarındaki düşüşten Türkiye'nin olumlu etkilenecek ülkelerin başında yer alacağını söylemiştir. Enerji fiyatlarındaki gerilemenin enflasyona hızlı şekilde yansıyacağını ifade eden Şimşek, enflasyon düşüş trendinin devam edeceğini öngörmektedir.