← Tüm Haberler
EKONOMİ Habertürk · 08.06.2026 04:45 👁 2 görüntülenme

ABD-İsrail-İran Savaşının 100 Günlük Ekonomik Bilançosu

28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini durdurması nedeniyle küresel ekonomide ciddi hasara yol açmıştır. Petrol ve enerji ürünlerindeki arz şoku tarihteki en büyük enerji krizini tetiklerken, Uluslararası Enerji Ajansı'na göre günlük petrol açığı 14,4 milyon varile ulaşmıştır. OECD verilerine göre, savaş küresel ekonomik büyümeyi 0,6 puan zayıflatarak en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayba neden olmaktadır.

ABD-İsrail-İran Savaşının 100 Günlük Ekonomik Bilançosu
28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşı, insani kayıpların yanı sıra küresel ekonomide önemli sorunlar yaratmıştır. İran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini büyük oranda durdurması, küresel ticaret zincirini ciddi şekilde etkilemiştir. Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret kesintisinin etkileri geniş bir yelpazede hissedilmektedir. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yüzde 20'si, gübre ticaretinin yüzde 30'u, üre arzının yaklaşık yüzde 40'ı, kükürt arzının yüzde 50'si ve fosfat tedarikinin yüzde 30'u bu krizden etkilenmiştir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, petrol ve petrol ürünlerindeki arz şokunun tarihteki en büyük enerji krizine yol açtığını belirtmiştir. IEA verilerine göre, dünyada nisandaki günlük petrol tüketimi 104 milyon varile ulaşırken, petrol arzı 95,1 milyon varilide kalmıştır. Hürmüz Boğazı'ndaki akış durması nedeniyle Körfez petrol üreticilerinin savaş öncesine göre günlük kaybı 14,4 milyon varile ulaşmıştır. Arz sıkışıklığı fiyatlara derinden yansımıştır. Brent petrolünün varil fiyatı savaş öncesi seviyesinin yüzde 30 üzerinde, Avrupa gaz fiyatları ise yüzde 50 üzerinde seyretmektedir. Dünya Deniz Taşımacılığı Konseyi verilerine göre, gemi yakıt maliyetleri bu dönemde yüzde 59 artış göstermiştir. Küresel taşımacılık ağındaki aksaklıklar ve yükselen yakıt maliyetleri tedarik zinciri üzerinde artan baskı oluşturmaktadır. Fiyatlardaki ani artış, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ticari gemiler nedeniyle küresel filonun daralması, nakliye maliyetlerinin yükselmesi ve birçok ülkenin ihracat-ithalat dengesinin bozulması, daha yüksek enflasyon beklentilerini güçlendirmiştir. Arz kısıtına bağlı tüketim zayıflaması ve şirketlerin girdi maliyetlerini artırması, küresel ekonomi ve ticarete yönelik büyüme tahminlerinde aşağı yönlü keskin revizyonlara neden olmuştur. OECD Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, savaş nispeten kısa sürerse, küresel ekonomik büyüme 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8'e düşecek ve 2027'de yeniden yüzde 3,1'e yükselecektir. Dünya ekonomisinin yaklaşık 118 trilyon dolar büyüklüğünde olduğu göz önüne alındığında, büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına gelmektedir. Ancak savaş ve ticaret akışındaki aksaklıkların daha uzun sürmesi halinde, küresel büyüme bu yıl yüzde 2,1'e ve 2027'de yüzde 1,8'e kadar zayıflayabilir. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, savaşın tetiklediği petrol krizi nedeniyle küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 2,4'e indirmiştir. Ancak petrol şokunun etkisi, yapay zekayla bağlantılı teknoloji yatırımlarındaki güçlü ivme sayesinde kısmen dengelenmektedir. Fitch Ratings, 14 haftadır durma noktasında olan Hürmüz Boğazı'nın temmuz ayına kadar yeniden açılmayacağını öngörmektedir. Boğazdan akışın kısa sürede normale dönmemesi göz önüne alındığında, petrol piyasalarının gelecek 2 ayda stok azalması nedeniyle daha da sıkılaşması beklenmektedir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in