← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 09.06.2026 06:30 👁 4 görüntülenme

Jeopolitik Gerilimlerin Azalması Petrol Fiyatlarında Düşüşe Neden Oldu

İran ve İsrail arasındaki karşılıklı askeri saldırıların durdurulması, enerji arzı endişelerini hafifletmiş ve petrol fiyatlarında düşüşe yol açmıştır. Batı Teksas ham petrolü (WTI) varil başına 90,78 dolara, Brent petrolü ise 93,77 dolara gerilemiştir. Bölgesel gerilimlerin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki olası kesintilere ilişkin endişeler yatırımcıları dikkatli tutuyor.

Jeopolitik Gerilimlerin Azalması Petrol Fiyatlarında Düşüşe Neden Oldu
İran ve İsrail arasındaki karşılıklı askeri saldırıların sona ermesi, enerji arzına yönelik acil endişelerin hafiflemesiyle piyasalara yansıdı. Petrol fiyatları salı günü yapılan hareketli bir ticaret seansının ardından geriledi. Bu gelişme Başkan Trump tarafından yapılan doğrudan çağrının ardından gerçekleşti. Tahran yönetimi ise, İsrail ordusunun Lübnan içindeki Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlarını sürdürmesi halinde saldırılara yeniden başlayacağı uyarısında bulundu. Petrol fiyatları düşüş göstermiştir. Batı Teksas türü ham petrol (WTI) varil başına 52 sent azalarak 90,78 dolarda işlem gördü. Brent ham petrol fiyatı ise 48 sent düşüşle 93,77 dolara geriledi. Bu gerileme, bir gün öncesinde fiyatlarda yaşanan yüzde 5'i aşan sert yükselişin ardından gerçekleşti. Ancak, 100 günü aşan çatışmaların başından bu yana Brent petrol yaklaşık yüzde 31 değer kazanmış, WTI ise yaklaşık yüzde 37 oranında yükselmiştir. Nisan ayı başlarında Brent varil fiyatı 126 doların üzerine çıkmıştı. Pazartesi günü İsrail ordusunun İran ve Lübnan'daki saldırılarının ardından fiyatlar sıçrama yapmıştı. İsrail kuvvetleri İran güneybatısındaki, balistik füze üretimi için kullanılan bir petrokimya tesisini hedef aldı. İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu ise Hayfa kentindeki benzer bir İsrail tesisine karşılık vurdu. Bu saldırılar, hafta sonu Beyrut'taki Hizbullah kalelerine yapılan İsrail hava harekatlarının ardından gerçekleşti. Tahran yönetimi, Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail ordusunun Lübnan'daki askeri operasyonlarını kesin olarak sonlandırmasını içermesi gerektiğini vurgulamıştır. Yatırımcılar, küresel enerji sevkiyatı için kritik bir rota olan Hürmüz Boğazı'ndaki olası kesintiler konusunda endişeli bulunmaktadır. UBS analisti Giovanni Staunovo, piyasaların su yolundaki kısıtlamaların daha uzun süre devam edebileceğini fiyatladığını belirtmiştir. Şubat sonundaki bölgesel tırmanıştan önce, dünyadaki günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden geçiyordu. İran devlet medyası, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin yeni bir güvenlik kuşağı açıklamasını bildirmiştir. Bu kuşağın Hürmüz Boğazı bölgesinden Yemen açıklarındaki Babülmendep Boğazı ve Körfez üzerinden Kızıldeniz'e uzanacağı belirtildi. Yemen merkezli İran destekli Husiler pazartesi günü, İsrail bağlantılı gemilerin Kızıldeniz girişini yasaklayacaklarını duyurmuştur. OPEC+ pazar günü, küresel arz krizine yanıt olarak petrol üretim hedeflerini dört ay içinde dördüncü kez artırma konusunda anlaşmıştır. Ancak analistler, Rusya dahil olmak üzere birçok OPEC+ üyesinin üretim hedeflerini tutturmakta zorluk yaşaması nedeniyle bu adımın sınırlı etkiye sahip olacağını belirtmektedir. Uzmanlar ayrıca Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla bağlantılı kesintilerin ve Ukrayna'da yapılan insansız hava aracı saldırılarının Rusya üretim kapasitesini olumsuz etkilediğini vurgulamaktadır. Suudi Arabistan, temmuz ayı için Asya bölgesine yönelik resmi ham petrol satış fiyatlarını arka arkaya ikinci ay düşürmüştür. Orta Doğu krizi 100 günlük sınırı aşarken diplomatik çabalar henüz somut bir ilerleme sağlayamamıştır. Çatışmalar 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail kuvvetlerinin İran üzerine ortak askeri saldırı düzenlemesiyle başlamış, İran yönetimi ise yanıt olarak küresel enerji arzının yaklaşık yüzde 20'sini taşıyan Hürmüz Boğazı üzerinden geçişleri kısıtlamıştır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in